
Ülkeler arası ilişkiler hakkında ufak bir gündem yaratma ve komşu ülkelerin birbirinin kıçını yalama dışında zerre önemi olmayan bir yarışma olan Örovizyon'a katılan şarkılarımızdaki kaval ve ney ezgilerine kafayı takmış bulunmaktayım. Ne yani, öyle bir şarkı yapalım ki hem batılı tarzda olsun hem de bizim ezgilerimizi taşısın havasına neden giriyoruz ki? Ama kardeşim ezgi falan da, bana hepsi aynı gibi geliyor, Şebnem Paker'in Dinle'sinden tut Every Way That I Can'e, ordan da son şarkımız olan Düm Tek'e... Yani ısmarlama şarkı yapılırsa olacağı budur. Şarkıcılara dünyanın parasını vermeye gerek yok o zaman, şöyle güzel bir kaval çalan bir çoban bulalım onu çıkaralım. Aa unutmuşum ama, biraz baldırı çıplak olması gerekiyor temsilcimizin. Özür dilerim

Kaval da bir takıntı sayılabilir de, daha çok darbuka takıntısı var bizde. Athena örneğinde görülebileceği gibi alakasız bir şarkı da olsa bir yerine darbuka sesi sıkıştırılır kesin. Maksat batılının oryantalist gönlüne hitap etsin, falan filan...
YanıtlaSildarbukayı yine ritm mitm ayağına onaylıyorsun da, bu oryantalist ezgi yaratma çabası nedir anlamıyorum
YanıtlaSil