20 Haziran 2009 Cumartesi

Bilmiyorum babam almış

Burnumuzu kolumuza sildiğimiz dönemleri tutun da ergenlik sivilcelerimizi ayna karşısında patlattığımız dönemlerde dahi sık sık duyduğumuz laflardan birisidir bu. Arkadaş bellediğimiz insanın günün birinde "gözümüze farklı" gelmesinin ardında yatan yeni alınmış t-shirt, ceket, kazak (pantolonu saymıyorum) nedense hep baba tarafından alınmış ve fiyatı evlattan sır gibi saklanmıştır. Elbiseyi annenin-babanın alması çocukluk döneminde gayet normaldir, fiyatının saklanması ise anormal...ama gel gelelim çocuğun aklının yettiği bir dönemde, bu işi tamamen ebeveyne vermek de nedir? Hadi onlar aldılar, vitrinde gördüler beğendiler aldılar, fiyatını senden niye saklasınlar ki?

Aslında fiyatını senden saklamıyorlar, sen biliyorsun ve bizden saklıyorsun. Söylersen ölürsün tabi. İbne arkadaş seni. Yemezler, her zaman biliyordun nerden, kaça alındığını. Bunu bildiğimi bilmeni istedim.

not: Yukarıda belirttiğim dönemleri çoktan atlatmış, eşşek kadar olmuş arkadaşların da hala bu bahaneyi söylediğine rastlıyorum. Herkesin içinde çocukluk vardır bahanesiyle yüzlerine vurmuyorum kerataların.

2 Haziran 2009 Salı

Zoraki gülümsemeler


Okurken "ulen alt tarafı bir smiley, ona da mi kafayı taktın" diyecekleriniz olacak, baştan söyleyim. Ama düşündüğünüz gibi değil, durun bir açıklaması var bunun, durun bir saniye...

Msn muhabbetleri çoğu zaman sıkıcı olmaktan öte gidemiyor ama bazen de oldukça güzel geçiyor. Ta ki sivri diliniz bir şeye değdirdiği zaman...Karşı tarafın pek de hoşuna gitmeyen bir şey söylendiği zaman (bu soğuk bir espri de olabiir), her zaman :D smileysini kullanan şahıs bir anda level düşürüp :) smileysi ile cevap dönmekte. Bu da beni acayip kıl etmekte. Çok kafaya takılacak bir şey değil ama genelde bu smiley sonrası muhabbet bir anda donuyor, bitiyor. Karşı tarafa "hoşuna gitmediyse hiç gülme daha iyi a.k" diyesiniz geliyor ama diyemiyorsunuz. Siz diyemiyorsunuz ama ben diyebiliyorum. Ehehehe şu an bana buz gibi bir :) yolladığınızı görür gibiyim.

:)