Burnumuzu kolumuza sildiğimiz dönemleri tutun da ergenlik sivilcelerimizi ayna karşısında patlattığımız dönemlerde dahi sık sık duyduğumuz laflardan birisidir bu. Arkadaş bellediğimiz insanın günün birinde "gözümüze farklı" gelmesinin ardında yatan yeni alınmış t-shirt, ceket, kazak (pantolonu saymıyorum) nedense hep baba tarafından alınmış ve fiyatı evlattan sır gibi saklanmıştır. Elbiseyi annenin-babanın alması çocukluk döneminde gayet normaldir, fiyatının saklanması ise anormal...ama gel gelelim çocuğun aklının yettiği bir dönemde, bu işi tamamen ebeveyne vermek de nedir? Hadi onlar aldılar, vitrinde gördüler beğendiler aldılar, fiyatını senden niye saklasınlar ki?
Aslında fiyatını senden saklamıyorlar, sen biliyorsun ve bizden saklıyorsun. Söylersen ölürsün tabi. İbne arkadaş seni. Yemezler, her zaman biliyordun nerden, kaça alındığını. Bunu bildiğimi bilmeni istedim.
not: Yukarıda belirttiğim dönemleri çoktan atlatmış, eşşek kadar olmuş arkadaşların da hala bu bahaneyi söylediğine rastlıyorum. Herkesin içinde çocukluk vardır bahanesiyle yüzlerine vurmuyorum kerataların.
çocukluk değil bu. nedenleri var ;
YanıtlaSil- çok pahalı olduğu için söyleyemez. o kadar para mı verilir buna geyiğine malzeme olmak istemez. veyahut bu tarz şeylere çok para harcadığının bilinmesini istemez.
- çok ucuz olduğu için söylemez. fakir muamelesi görmek istemez. "fakirlik takıntısı" vardır. (bu fakirlik takıntısı olayına ben bi eğileyim, ilginç geldi yazınca)